Acıyan yürek

İsimli konu WH 'Sevgililer Günü Hikaye Yarışması' kategorisinde, truelove82 üyesi tarafından 19 Ocak 2011 tarihinde yazılmıştır. Acıyan yürek hakkında bilgi ve tartışmalar.

  1. [sıze=3] sıcak bir ağustos sabahıydı.havada ki nem nefes almayı zorlaştırıyordu.işe gitmek için kötü bir gündü ama onu tanıdığım andan beri her kötü gün cennete dönüşüvermişti.
    Kantinden çayımı ve tostumu alıp herzaman ki masama oturdum ve onun gelmesini bekledim.güne ona merhaba diyerek başlamak benim için herşeyden önemliydi.heleki bu onu göreceğim son gün olunca.
    Uzun zamandan beri istifa etmeyi düşünüyordum.ama onu görmeden nasıl yaşardım bilmiyordum.o yüzden de buna cesaret edemiyordum.fakat iş yerinde çıkan dedikodulardan sonra sona yaklaştığımı hissetmiştim.müdürümden onunla samimi olmamam için uyarı almıştım.insanlar konuşmaya başlamışlardı ve eminim ki yakında dedikodumuzda çıkacaktı.buna izin veremezdim.o evli bir adamdı.karısını seven,ona sadık bir adamdı.ona zarar verecek hiç birşey yapamazdım.zaten daha fazla dayanacak,saklayacak gücümde kalmamıştı.kendi evliliğimde ki çıkmazlar,güvensizlikler bir yana evli bir adama aşık olmak yeterince canımı yakıyordu.ve her ne kadar onu görmemek bana çok zor gelecek olsada bunu yapmak zorundaydım.kalırsam dedikodular ona zarar verebilirdi.kalırsam daha da çok acı çekebilirdim.

    Istifamı verdim ve onunla vedalaşmaya gittim.çok şaşırdı bunu beklemiyordu.beni her zaman bir kardeş gibi görmüş ve daima abilik yapmıştı.bana ne kadar değer verdiğini biliyordum.onun için özel olduğumu biliyordum.aramızda gerçek bir dostluk olduğuna inandığını biliyordum.ama onun bilmediği şeyler vardı.
    Ayrılırken elini sıkıp yanaklarından öptüm.yüzümde ki herzaman ki mükemmel gülümsememle ona veda ettim.
    "gene görüşücez" diyerek tebessüm etti,
    "daha eşimle size kafa çekmeye gelicez" dedi,
    "tabi ki,ne zaman isterseniz" diye cevap verip hemen oradan uzaklaştım.

    Eve geldiğimde çantamı yere atıp olduğum yerde ağlamaya başladım.onu tamamen hayatımdan çıkarmam gerekiyordu.bunu içinde onu sevdiğimi söyleyecektim.ama bunu yapmaya gücüm yoktu.o yüzden eski bir yöntemle ona mektup yazdım ve yakın arkadaşımdan mektubu ona vermesi için yardım istedim.
    Telefonun başında arkadaşımın araması için bekliyordum.sonunda telefon çaldı ve merakla "nasıl tepki verdi?" diye sordum.çok şaşırmış ve üzülmüş.aramızda ki ilişkinin abi-kardeşlikten öte olduğunu anlamış.ama bunun tamamen tek taraflı olduğunuda açıkça belirtmiş.zaten bundan şüphem yoktu.ondan asla bir karşılık beklemedim.ben onu tüm kalbimle,hesapsızca,hiç bir sebebim olmadan sevdim.evliydim.o da evliydi.ama evli olmak aşık olmaya engel eğildi.kimseye bir zarar vermedim.herşeyi kendi içimde yaşadım.geceleri kocamın yatağından kalkıp banyoda saatlerce ağladım.yeri geldi eşimle gittiğim yerlerde tuvalete gidip göz yaşlarımı akıttım.
    çektiğim acıyı bir ben bir allah bilir.hayatım boyunca hep onun gibi bir erkeği tanımayı ümit ettim.ama eşiminde herzaman söylediği gibi;öyle bir erkek bu dünyada yaşamıyordu.benim ki sadece bir hayaldi.ama onu tanıdıktan sonra bunun bir hayal olmadığını anladım.o benim hayatımda ki tek beyaz renkti.beni sevmeyen kocamın liderliğinde sürdürdüğüm evliliğimi vijdan azabı çekmemek için bitiremiyordum.ve bu şekilde başka bir adamı,bana ait olmayan bir adamı sevmeye devam edecektim.onu unutmak için kendi kocamı kullanacaktım.ne acı bir şeydi bu.
    Yıllar geçti.onunla vedalaştığımız günden sonra br daha hiç görüşmedim.ne telefonda,ne de internette.ona yazdığım mektupta;onunla hiçbir şekilde görüşmek istemediğimi açıkça belirtmiştim.onu unutmak zorundaydım bunun içinde hayatımdan tamamen çıkması gerekiyordu.bu duruma ve isteğime saygı gösterdi ve beni bir kere bile aramadı.bende onu.ama unuttum mu? Hayır.her güne onunla başlıyorum,kocamın yemeğini hazırlarken onu düşünüyorum,her gece onun için şiirler yazıyorum.kendi iç dünyamda onun aşkından başka hiç bir şey yoktu.ve nefes aldığım her an onun mutlu olması için dua ediyorum.çünkü isteyebileceğim tek şey buyu.çünkü şu değersiz yaşamımda mutluluğu hak eden tek kişi oyu.biliyorum ki ömrümün son gününe kadar kalbimde o olucak.çektiğim onca acıdan sonra onu hala bu denli sevebilmek bana onur veriyor artık.çünkü onun gibi birini tanıma şansına sahip olum.bana ait olmasada,bana hak olmasada onun gibi birini sevme şerefine eriştim.kocam gibi aşkı saçmalık olarak tanımlayan bir adamla mutlu olmaktansa;onun gibi sevgi dolu bir yüreğe sahip olan bir adama duyduğum karşılıksız yasak aşkla acı çekmeyi ve her gün ölmeyi tercih ederim artık.onun gözlerine baktığımda kaybolduğumu hatırlıyorum şimdi.karşısında duygularımı belli etmeden ona kardeş gibi davrandığımı hatırlıyorum.ve tüm bunların beni öldürdüğünü.ve onuniçin her ölüşümde nasılda hayata bağlandığımı.senin gibi adamlar varmış dediğimi hatırlıyorum.ve allaha onu tüm kötülük ve mutsuzluklardan koruması için hala dua ediyorum.çünkü o benim hayatımın aşkı,çünkü o benim en beyaz rengim,çünkü o yaşam,çünkü o benim masal cümlelerim...

    Bu gerçek bir hikayedir.

    [/sıze]
    19 Ocak 2011
    #1
  2. Acıyan yürek Cevapları

  3. Bunu sen mi yazdın len :)
    helal olsun güzel olmuş :tamam:
    19 Ocak 2011
    #2
  4. Gerçekten çok güzel...Okurken çok etkilendim.
    19 Ocak 2011
    #3
  5. "Zhebani" Türkçe hocan kim senin yav, bende senin Türkçe'yi batırmandan etkilendim. Bu cümleleri yazdıktan sonra hata arayacaksın benim cümlelerimde eminim yapmışımdır ama senin gibi Türkçeyi rezil etmemişimdir.

    " L" harfini büyük yazmanda pek i"L"gi çekmiyor açıkçası...
    19 Ocak 2011
    #4
  6. Kimseye açıklama yapmak zorunda değilim ve ilgi çekmek içinde yazdığım bir harf değil " L " harfi.Senin cümlelerinde hata aramıyorum kusurun varsa da bu kendinedir beni ilgilendirmez beni de yargılayamazsın.Sen rahatsız olmuş olabilirsin ama direk bana pm yolu ile söyleyebilirdin.Mesajı düzelttim arkadaşım rahatsız oldun madem.
    19 Ocak 2011
    #5
  7. Çok ilginç bir hikaye değil yani aşktan çok aldatmayı anlatıyor kanımca aşka daha çok zarar verir ve zedeler

    aşk bir mermi insanlarda onun tetikleyicisi

    bu sadece benim düşüncem
    19 Ocak 2011
    #6
  8. bu yazı bana güneş gazetesindeki eslerını aldatan bayanların hıkayesını hatırlattı :))
    19 Ocak 2011
    #7
  9. "Arch3Rr" peki senin Türkçe hocan kim yav, ben de senin bağlaçları ayırmamandan etkilendim. Bu cümleleri yazdıktan sonra hata arayacaksın benim cümlelerimde, hoş bulamayacaksın ama olsun. Mükemmel yazılar yazmadan mükemmel yazıyı aramak gerçekten ilginç.

    Kullanıcı adında "E" harfini "3" yazman da pek güz"3"l görünmüyor açıkcası...
    19 Ocak 2011
    #8
  10. vayyyy...:tamam:
    20 Ocak 2011
    #9
  11. Bence de sıradan bir hikaye kendi hikayem üzerinde çalışıyorum en kısa zamanda yayınlıycam...
    20 Ocak 2011
    #10

  12. Tarihte lafı gediğine oturtanlarda yerin sağlamlaşıyor :D:muha: :muha:
    23 Ocak 2011
    #11
  13. bunu senmi yazdın çokk güzel brawo :tamam:

    beyendin mi ?
    24 Ocak 2011
    #12
  14. Beni kınayan kimmiş yav :)) Bir de - Rep vermiş. Tebrik ediyorum.

    masum... Tarihte lafı gediğine oturtanlar sana da bir gedik oturtmuşlar galiba. Oturtanların yerini iyi biliyorsun.
    1 Şubat 2011
    #13
  15. Doğrusu, - rep vereni bilmem, (ben eksileseydim bilirdin nickimi yazarım çünkü) ama insanlarla dilediğin gibi konuşamazsın, haddini bil.
    1 Şubat 2011
    #14
  16. Okurken bu karamsarlığı fazla buldum. 20 yaşındayım ve daha aşkla tanışmadım ama bir insanın bu kadar iyi kalpli, düşünceli, kendini bilen biri olmasından etkilenmedim değil! E tabii bu konuda yorum yapabilecek akla, eğitime ve en önemlisi de bu olgunluğa sahip olamaz "herkes" değil mi? Bu nedenle kişiliksiz kara cahillerin yorum yapmasını çok saçma buluyorum. Anlamadığın şeye ne yorum yapıyorsun ki? Yazık ülkemize! Beyinsizler demek geliyor içimden ama hakarete lüzum göremedim.
    26 Şubat 2011
    #15
soru sor

Acıyan yürek