Aşık Veysel Şiirleri

İsimli konu WH 'Aşk & Sevgi' kategorisinde, HazanBey üyesi tarafından 24 Eylül 2008 tarihinde yazılmıştır.

  1. KIZILIRMAK

    Daima bulanın, asla durulman,
    Nedir bu sendeki hal, Kızılırmak?
    Çağlayıp akarsın, hiç mi yorulman?
    Seni zapteyleyemez göl, Kızılırmak.

    Bahar gelir, bulanırsın, coşarsın,
    Dalga vurur, kenarlara taşarsın.
    Dünya kurulalı böyle yaşarsın,
    Tükenmez ömrün var bol, Kızılırmak.

    Toplanır suların yayladan, köyden,
    Kuvvetler alırsın çeşmeden, çaydan.
    Fariğ olup vazgeçmen mi bu huydan?
    Kimseye vermezsin yol, Kızılırmak.

    Yel estikçe dağlar karın eritir,
    Güneş olur, çayır çimen yürütür;
    Dünyada bâkisin, hükmün câridir,
    Sana kuvvet verir sel, Kızılırmak.

    Zara dağlarından toplaşın gelin,
    Sivas'ın kenarın dolaşın gelin,
    Yıldız ırmağına ulaşın gelin,
    Göksu'yu beraber al, kızılırmak.

    Kızıldağ'dan doğru çıkıp gelişin,
    Kayseri'de Karasu'ya karışın,
    Cahdın nedir, yola devam çalışın,
    Delice ırmağın bul, Kızılırmak.

    Ulu sular ile akıp gidersin,
    Tavşanlı dağına bakıp gidersin,
    Uğradığın yeri yıkıp gidersin,
    Git Karadeniz'e dol, Kızılırmak.

    Veysel'in gözünden çağlayan sular;
    Derdim gizli durur, yüzlerim güler,
    Seni tutsun beni tutan uykular,
    Derin uykulara dal, Kızılırmak.
    24 Eylül 2008
    #41
  2. MECNUN GİBİ DOLANIYORUM ÇÖLLERDE

    Mecnun gibi dolanıyorum çöllerde
    Hayal beni yeldiriyor yel gibi
    Ah çeker ağlarım gurbet ellerde
    Durmaz akar gözüm yaşı sel gibi

    Bir güzelin mecnunuyum ezelden
    Veremem telkini gelmiyor elden
    Yandım ateşine can u gönülden
    Görmesem günlerim uzar yıl gibi

    Hesapsız haftalar yıllar geçiyor
    Evvel benim idi şimdi kaçıyor
    Varıp düşmanlara derdin açıyor
    Beni görüp saklanıyor el gibi

    Zincirsiz kösteksiz bağladı beni
    Tatlı diliyle eğledi beni
    Yurdumdan yuvamdan eyledi beni
    Yarsız dunya malı bana pul gibi

    Aşkın beni deryalara daldırdı
    Bazı ağlatır da bazı güldürür
    İster azat eyler ister öldürür
    Sefil Veysel kapısında kul gibi

    24 Eylül 2008
    #42
  3. GİNE Mİ AĞLADIN KİRPİKLER NEMLİ

    Gine mi ağladın kirpikler nemli
    Dostum niçin giyinmişsin karalar
    Çiğ düşmüş gül gibi yüzünden belli
    Senin derdin bu sinemi yaralar

    Aziz dostum seni kimler ağlattı
    Tecelli derdini derdime kattı
    Yalan dünya nicelerini ağlattı
    Kim bilir ki son mekanın nereler

    Bu can bu cesede girelden beri
    Aldık başımıza türlü kaderi
    Çaresiz çaresiz ileri geri
    Vakit gelir tamam olur sıralar

    Cefanın sefanın farkı yok bence
    Eğer düşünürsek inceden ince
    Her ikisi de son haddine varınca
    Dümdüz olur iniş yokuş dereler

    Mihnet-i dünyaya tahammül gerek
    Kahi ağlayarak kahi gülerek
    Geçti günüm gözyaşlarım silerek
    VEYSEL arar dertlerine çareler.

    24 Eylül 2008
    #43
  4. HEPİMİZ BU YURDUN EVLATLARIYIZ

    Bu nasıl kavgalar çirkin döğüşler
    Hepimiz bu yurdun evlatlarıyız
    Yolumuza engel olur bu işler
    Hepimiz bu yurdun evlatlarıyız

    Birleşiriz bir bayrağın altında
    Biz Türklerin ikilik yok aslında
    Yanar tutuşuruz vatan aşkında
    Hepimiz bu yurdun evlatlarıyız

    Hedef alıp dövüştüğün kardeşin
    Seni yaralıyor attığın taşın
    Topluma zararlı yersiz savaşın
    Hepimiz bu yurdun evlatlarıyız

    Herkes ilim deryasında yüzüyor
    Çıkmış ayın çevresinde geziyor
    Yazık bize yollarımız uzuyor
    Hepimiz bu yurdun evlatlarıyız

    Kitaplar yazılmış nasihat dolu
    Birlikte güçlenir gençliğin kolu
    Gençliğe emanet Atatürk yolu
    Hepimiz bu yurdun evlatlarıyız

    Söyler Veysel sözlerinden vazgeçmez
    Bulanık çeşmeden kimse su içmez
    Ganadı olmasa kuşlar da uçmaz
    Hepimiz bu yurdun evlatlarıyız

    24 Eylül 2008
    #44
  5. NELER YAPTI BANA KADER

    Neler yaptı bana kader
    Uyansana kara bahtım
    Yel değdikçe erir gider
    Karşı dağda kara bahtım

    Tecellinin ters kalemi
    Bana dar etti alemi
    Dedim güzel sar yaremi
    Çıkageldi hora bahtım

    İçimden gitmez kederim
    Mihnet ile doldu derim
    Dünya kalsın ben giderim
    Bilet veren kara bahtım

    Yükün aldı gam kervanı
    Terk edip gider bu hanı
    Bilinmez nerde mekanı
    Göğe bahtım, yere bahtım

    Bu bir sır ki açıklanmaz
    Diyen bilmez, bilen demez
    Öyle bir yol giden gelmez
    Uzar gider ara bahtım

    Veysel söyler derdi çoktur
    Ecel gelir ölüm Haktır
    Saklanmıya imkan yoktur
    Ora bahtım bura bahtım.

    24 Eylül 2008
    #45
  6. SABAHTAN BİR GÜZEL GÖRDÜM

    Sabahtan bir güzel gördüm
    Suya gelmişti pınara
    Aradım aslını sordum
    Aşıkım hüsn-ü dilbere

    Bahçedeki taze fidan
    Seherde kalkmış uykudan
    Salınarak suya giden
    Ala gözlü kaşı kara

    Gider yolda üğrünerek
    Sandım aslı huri melek
    Cilveli nazlı gülerek
    Benleri var sıra sıra

    Boyu selvi çınar gibi
    Gökte turna döner gibi
    Dala bülbül konar gibi
    Avaz veriyor kuşlara

    Bülbül bağlıdır kafeste
    Kavuşursak son nefeste
    Gül bahçede bülbül seste
    Veysel yapış zülf-ü yare
    24 Eylül 2008
    #46
  7. SAKLARIM GÖZÜMDE GÜZELLİĞİNİ

    Saklarım gözümde güzelliğini
    Her neye bakarsam sen varsın orda
    Kalbimde gizlerim muhabbetini
    Koymam yabancıyı sen varsın orda

    Aşkımın temeli sen bir alemsin
    Sevgi muhabbetsin dilde kelamsın
    Merhabasın dosttan gelen selamsın
    Duyarak alırım sen varsın orda

    Çeşitli çiçekler yeşil yapraklar
    Renklerin içinde nakşını saklar
    Karanlık geceler aydın şafaklar
    Uyanır cüml'alem sen varsın orda

    Mevcudatta olan kudreti kuvvet
    Senden hasıl oldu sen verdin hayat
    Yoktur senden başka ilanihayet
    İnanıp kanmışım sen varsın orda

    Hu çeker iniler çalınan sazlar
    Kükremiş dalgalar coşar denizler
    Güneş doğar perdelenir yıldızlar
    Saçar kıvılcımlar sen varsın orda

    Veysel'i söyleten sen oldun mutlak
    Gezer daldan dala yorulur ahmak
    Sen ağaç misali biz dalda yaprak
    Meyva çekirdeksin sen varsın orda
    24 Eylül 2008
    #47
  8. SALINIP GİDERKEN BOYUNU GÖRDÜM

    Salınıp giderken boyunu gördüm
    Selvi miydi fidan mıydı boy muydu
    Eğmiş kaşlarını yayını gördüm
    Kılıç mıydı gamze miydi yay mıydı

    Güzel keklik gibi geziyor taşta
    Gören aşıkları yakar ateşte
    Avazı bülbülde sedası kuşta
    Keklik miydi turna mıydı toy muydu

    Taramış zülfünü dökmüş gerdana
    Yel estikçe dalgalanır her yana
    Dedim dilber çevir yüzün bak bana
    Gözleri yıldız al yanaklar ay mıydı

    Arasan dünyayı bulunmaz eşi
    Siyah bulut perdelemiş güneşi
    Ah çekti gözünden sel etti yaşı
    Deniz miydi derya mıydı çay mıydı

    VEYSEL şatır beyan eder derdini
    Terkedemem ezberini virdini
    Dilim tutup soramadım yurdunu
    Yayla mıydı kasaba mı köy müydü
    24 Eylül 2008
    #48
  9. SAZIMA

    Ben giderim sazım sen kal dünyada
    Gizli sırlarımı aşikar etme
    Lal olsun dillerin söyleme yada
    Garip bülbül gibi ah u zar etme

    Gizli dertlerimi sana anlattım
    Çalıştım sesimi sesine kattım
    Bebe gibi kollarımda yaylattım
    Hayali hatır et beni unutma

    Bahçede dut iken bilmezdin sazı
    Bülbül konar mıydı dalına bazı
    Hangi kuştan aldın sen bu avazı
    Söyle doğrusunu gel inkar etme

    Benim her derdime ortak sen oldun
    Ağlarsam ağladın gülersem güldün
    Sazım bu sesleri turnadan m'aldın
    Pençe vurup sarı teli sızlatma

    Ay geçer yıl geçer uzarsa ara
    Giyin kara libas yaslan duvara
    Yanından göğsünden açılır yara
    Yar gelmezse yaraların elletme

    Sen petek misali Veysel de arı
    İnleşir beraber yapardık balı
    Ben bir insanoğlu sen bir dut dalı
    Ben babamı sen ustanı unutma
    24 Eylül 2008
    #49
  10. SEN BİR CEYLAN OLSAN

    Sen bir ceylan olsan ben de avcı
    Avlasam çöllerde saz ile seni
    Bulunmaz dermanı yoktur ilacı
    Vursam yaralasam söz ile seni.

    Kurulma sevdiğim gözelim deyin
    Bağlanma karayı alları geyin
    Ben bir çoban olsam sen de bir koyun
    Beslesem elimde tuz ile seni.

    Koyun olsan atlatırdım yaylada
    Tellerini yoldurmazdım hoyrada
    Balık olsan takla dönsen deryada
    Düşersem toruma hız ile seni.

    Veysel der ismini koymam dilimden
    Ayrı düştüm vatanımdan ilimden
    Kuş olsan da kurtulmazdın elimden
    Eğer görsem idi göz ile seni.
    24 Eylül 2008
    #50
  11. SENİN YOLUNDA YOLUNDA

    Heder oldu gençlik çağım
    Senin yolunda yolunda
    Soldu çiçeğim yaprağım
    Senin yolunda yolunda

    Ben ne idim nasıl oldum
    Kahi doldum kah boşaldım
    Yandım yakıldım kül oldum
    Senin yolunda yolunda

    İşte geldi sonbaharım
    Beni ister sadık yarim
    Heder oldu namus arım
    Senin yolunda yolunda

    Elinden bir dolu içtim
    Türlü türlü derde düştüm
    Cümle varlığımdan geçtim
    Senin yolunda yolunda

    Dilsiz oldum pepelendim
    Yağmur oldum sepelendim
    Toprak oldum tepelendim
    Senin yolunda yolunda

    Sana uzanan el oldum
    Kahi uslu kah del'oldum
    Naçizane Veysel oldum
    Senin yolunda yolunda

    24 Eylül 2008
    #51
  12. SİZ SAĞ OLUN BİZ SELAMET GİDELİM

    Kalktı deli gönül kısmet ayrıldı
    Siz sağ olun biz selamet gidelim
    Sılayı görmenin zamanı geldi
    Siz sağ olun biz selamet gidelim

    Enstitü mektebi Hasanoğlun'dan
    Sanki ayırdılar cesedi candan
    Irkımız neslimiz aslı bir kandan
    Siz sağ olun biz selamet gidelim

    Geçtik baharı getirdik yazı
    Zamanı gelince hatırlan bizi
    Arzuluyom Sarkışla'yı Sivas'ı
    Siz sağ olun biz selamet gidelim

    Helal olsun hakkım var ise size
    Hakkınızı helal edin siz bize
    Sağ olursak yine gelir yüz yüze
    Siz sağ olun biz selamet gidelim

    Veysel'in dönüyor içinde sıla
    Uzadı günlerim benzer bir yıla
    Sılada yavrular bakıyor yola
    Siz sağ olun biz selamet gidelim
    24 Eylül 2008
    #52
  13. SON ŞİİRİ

    Selam saygı hepinize
    Gelmez yola gidiyorum
    Ne şehire ne de köye
    Gelmez yola gidiyorum

    Gemi bekliyor limanda
    Gideceğim bir ummanda
    Gözüm kalmadu cihanda
    Gelmez yola gidiyorum

    Eşim dostum yavrularım
    İşte benim sonbaharım
    Veysel karanlık yollarım
    Gelmez yola gidiyorum
    24 Eylül 2008
    #53
  14. TÜRKÜZ TÜRKÜ ÇAĞIRIRIZ

    Dünya dolsa şarkıyılan
    Türküz türkü çağırırız
    Yola gitmek korkuyulan
    Türküz türkü çağırırız

    Türküz Türkler yoldaşımız
    Hesaba gelmez yaşımız
    Nerde olsa savaşırız
    Türküz türkü çağırırız

    Türklerdir bizim atamız
    Halis Türküz kanı temiz
    Şarkı gazeldir hatamız
    Türküz türkü çağırırız

    Bayramlarda düğünlerde
    Toplantıda yığınlarda
    Sıkılınca dar günlerde
    Türküz türkü çağırırız

    Yaylalarda yataklarda
    Odalarda otaklarda
    Koyun gibi koytaklarda
    Türküz türkü çağırırız

    Su başında sulaklarda
    Türkün sesi kulaklarda
    Beşiklerde beleklerde
    Türküz türkü çağırırız

    Hep beraber gelin kızlar
    Bile coşar o yıldızlar
    Koşulunca çifte sazlar
    Türküz türkü çağırırız

    İnler Veysel arı gibi
    Bülbüllerin zarı gibi
    Turnalar katarı gibi
    Türküz türkü çağırırız
    24 Eylül 2008
    #54
  15. TÜRLÜ TÜRLÜ SEDA VERİR AĞAÇLAR

    Yel estikçe dalgalanır dalları
    Türlü türlü seda verir ağaçlar
    Tertip olmuş kuğu gibi dilleri
    Türlü türlü seda verir ağaçlar

    Bahar gelir yaprak açar yaz olur
    Aşka düşen ateş olur köz olur
    Kaval olur keman olur saz olur
    Türlü türlü seda verir ağaçlar

    Yel değdikçe ince dallar ses verir
    Yeşil yaprak etrafına sus verir
    Aşılarsan meyvesini has verir
    Türlü türlü seda verir ağaçlar

    Balta gelir yalağından yadeder
    Usta gelir keman yapar ud eder
    Yanık sesli kaval ne feryadeder
    Türlü türlü seda verir ağaçlar

    Davul olur gümbür gümbür gümüler
    Zurna olur ince sesle ininler
    Gıranata derdlerimi yeniler
    Türlü türlü seda verir ağaçlar

    Kalem olup her lisanda okuyor
    Ana sesi ciğerimi yakıyor
    Dallarda çeşitli kuş şakıyor
    Türlü türlü seda verir ağaçlar
    24 Eylül 2008
    #55
  16. UYAN BU GAFLETTEN

    Devri Cumhuriyet asrı yirmi
    Uyan bu gafletten uyuma yurttaş
    Dünya ayaklanmış aya gidiyor
    Uyan bu gafletten uyuma yurttaş

    Bırak sar'öküzü varsın yayılsın
    Set çekme gözlere herkes ayılsın
    Her köşeye bir fabrika koyulsun
    Uyan bu gafletten uyuma yurttaş

    Yürüyen yolcuyu çekme geriye
    Dikkat eyle karıncaya arıya
    Gidiş böyle kavuşaman huriye
    Uyan bu gafletten uyuma yurttaş

    Zarara gelmez sana kaçınma sazdan
    Günahın korkusu çıkmıyor bizden
    Vazgeç demiyorum sana namazdan
    Uyan bu gafletten uyuma yurttaş

    Destekle fakiri okut yetimi
    Bu hayırlar dinimizce kötü mü
    İdrak eyle hidrojeni atomu
    Uyan bu gafletten uyuma yurttaş

    Dökülen yağmurun kilogramı
    Ölçmüs biçmiş metre midir kare mi
    Çok yatarsın azdırırsın yaramı
    Uyan bu gafletten uyuma yurttaş

    Bu işler bir ibret değil mi bize
    Göklere fırlıyor bu kadar füze
    İstiyor aydaki sırlari çöze
    Uyan bu gafletten uyuma yurttaş

    Diyor ki dünya evvel su imiş
    Oku anla dünya nedir ne imiş
    Yükselenler bilgi ile büyümüş
    Uyan bu gafletten uyuma yurttaş

    Allahın varlığı mevcut insanda
    İlim akıl fikir sermaye sende
    Çalıştır gemiyi otur dümende
    Uyan bu gafletten uyuma yurttaş

    Hiç bir şey bilmezsen dik biraz kavak
    Boş gezene derler serseri salak
    Yumma gözlerini dünyaya bir bak
    Uyan bu gafletten uyuma yurttaş

    Veysel ne durursun herkes gidiyor
    Zaman uymaz sen zamana uy diyor
    Fen çok büyük kerameti yuduyor
    Uyan bu gafletten uyuma yurttaş
    24 Eylül 2008
    #56
  17. UYANDIM KUŞLARIN İNCE SESİNE

    Uyandım kuşların ince sesine
    Seherle birlikte iniler durur
    Ses verdim sesine bilircesine
    Aşıkın derdini yeniler durur.

    Baharda çağlayan bulanık sular
    Durmadan kendini taşlara çalar
    Eşinden ayrılmış bir geyik meler
    Dağlar sadâ verir iniler durur

    VEYSEL de yaralı geyik gibidir
    Kapalı dertlere höyük gibidir
    Ne sarhoştur ne de ayık gibidir
    Sinesi kös gümüler durur.
    24 Eylül 2008
    #57
  18. UYANMADI KARA BAHTIM

    Çok yalvardım çok yakardım
    Uyanmadı kara bahtım
    Şansım küsmüş etmez yardım
    Uyanmadı kara bahtım

    Uyur uyanmaz ikbalim
    Nic olacak benim halim
    Boynuna olsun vebalim
    Uyanmadı kara bahtım

    Kader kadere eş oldu
    Ağladım gözüm yaş oldu
    Uzun boylu savaş oldu
    Uyanmadı kara bahtım

    Tecellim bozuk temelden
    Gitti gençlik çıktı elden
    Aşka mahkumuz ezelden
    Uyanmadı kara bahtım

    Kısmet beni diyar diyar
    Dolandırır bilmem ne var
    Veysel oldu candan bizar
    Uyanmadı kara bahtım
    24 Eylül 2008
    #58
  19. UZUN İNCE BİR YOLDAYIM

    Uzun ince bir yoldayım
    Gidiyorum gündüz gece
    Bilmiyorum ne haldeyim
    Gidiyorum gündüz gece

    Dünyaya geldiğim anda
    Yürüdüm aynı zamanda
    İki kapılı bir handa
    Gidiyorum gündüz gece

    Uykuda dahi yürüyom
    Kalmaya sebeb arıyom
    Gidenleri hep görüyom
    Gidiyorum gündüz gece

    Kırkdokuz yıl bu yollarda
    Ovada dağda çöllerde
    Düşmüşüm gurbet ellerde
    Gidiyorum gündüz gece

    Şaşar Veysel işbu hale
    Gah ağlayan gahi güle
    Yetişmek için menzile
    Gidiyorum gündüz gece
    24 Eylül 2008
    #59
  20. VATAN SEVGİSİNİ İÇTEN DUYANLAR

    Vatan sevgisini içten duyanlar
    Sıtkı ile çalışır benimseyerek
    Milletine, Ulusuna uyanlar
    Demez neme lazım, neyime gerek

    Her ferdin hakkı var, bizimdir Vatan
    Babamız, dedemiz döktüler al kan
    Hudut boylarında can verip yatan
    Saygıyle anarız, şehit diyerek

    Vatan aşkı ile çalışan kafa
    Muhakkak erişir öndeki safa
    Tesir nüfuz olur her bir tarafa
    Herkes onu büyük tanır severek

    Olmak istiyorsan dünyada mesut
    Hakka halka yarayacak bir iş tut
    Çalıştır oğlunu, kızını okut
    İnsan olmak için okumak gerek

    Vatan bizim, ülke bizim, el bizim
    Emin ol ki her çalışan kol bizim
    Ayyıldızlı bayrak bizim, mal bizim
    Söyle Veysel öğünerek, överek.

    24 Eylül 2008
    #60
soru sor

Aşık Veysel Şiirleri