Atatürkün Anıları

İsimli konu WH 'Türkiye ve Ulu Önder Atatürk' kategorisinde, Metallica üyesi tarafından 14 Kasım 2007 tarihinde yazılmıştır.

  1. Birgün italyan Büyükelçisi Ata ile görüşmek ister ve huzura kabul edilir. O zamanın muhtelif ekonomik - siyasi konuları hakkında konuşulduktan sonra, büyükelçi ;
    - " Ekselans, dün Roma ile yapmış olduğum bir görüşmede hükümetimizin Hatay'ı almak istediği kararını size iletmem söylendi" der.
    Odada buz gibi bir hava eser. Ata, büyükelçiye bir şeyler daha ikram eder ve iki dakikalığına odadan ayrılır. Döndüğünde ayağında çizmeleri, üzerinde mareşal üniforması, belinde tabancası vardır. Doğruca masasına gider, manyetolu telefondan Mareşal Fevzi Çakmak'ın bağlanmasını ister ve Çakmak'a :
    - " Paşa, İtalyan dostlarımız Hatay'a gelmek istiyorlarmış. Hazır mıyız " der.

    Fevzi Çakmak durumu anlar ve

    - " Biz hazırız Paşam " diye yanıtlar... Ata büyükelçiye döner ve :
    - " Biz hazırmışız. Hükümetinize söyleyin, isterlerse gelip Hatay'ı alabilirler" der...

    9 Ekim 2008
    #61
  2. güzel yazmış ve anlatmış
    22 Ekim 2008
    #62
  3. güzel olmuş ellerine saglık
    31 Ekim 2008
    #63
  4. guzell olmus emege saygı arkadaslar....
    3 Kasım 2008
    #64
  5. çok güzel bunlar
    6 Kasım 2008
    #65
  6. yaw kısa yok mu
    ama harihka
    14 Kasım 2008
    #66
  7. paylaşım için teşekkürler
    17 Kasım 2008
    #67
  8. çok çok saol
    23 Kasım 2008
    #68
  9. sağol arkadaş
    26 Kasım 2008
    #69
  10. ATATÜRK'ÜN KEMAL ADINI ALMASI
    Mustafa Kemal, Şemsi Efendi Mektebi'nden mezun olduktan sonra Selanik Mülkiye Rüştiyesi'ne devam etti. 1894 yılının Temmuz-Ağustos aylarında kendi kararı ile Askeri Rüştiye'ye başladı. Okul döneminde Selanik'te, yaz aylarında ise çiftliğe giderek dayısı Hüseyin Efendi'nin yanında kalıyordu. Öğretmenleri Mustafa Kemal'in zeki ve yetenekli bir genç olduğunu hemen fark ettiler ve ona büyük bir sevgi ve ilgi gösterdiler. Genç Mustafa'nın, "Kemal" ismini alması ise, adı geçen okulda gerçekleşti. Matematik öğretmeni Yüzbaşı Mustafa Efendi, yetenekleri ve zekası ile dikkat çeken Mustafa'yı sınıftaki diğer Mustafalardan ayırt etmek için, öğrencisinin adının sonuna "Kemal" ismini ekledi. Böylece genç öğrenci tüm dünyanın tanıdığı yeni ismiyle anılmaya başlandı.

    SOKAK ÇOCUĞU

    Atatürk'e, düşmanlarından bir bayan, bir yabancı gazetede (sokak çocuğu ve zalim) diye yazılar yazmak küçüklüğünü göstermişti. Bir gün Yat Kulüp'te Atatürk, arkadaşlarına bu yazıdan söz ederek demiştir ki:
    - Bana sokak çocuğu diye yazmış... Ben pek küçük yaşta yatılı bir öğrenci olarak okullara girmedim. İdadi'den Harp Okulu'na, oradan da orduya hizmete gittim. Sorarım sizlere, benim sokakta oynamaya vaktim mi vardı? Bana (zalim) diyormuş...
    Ben eğer bu vatana ihanet eden birkaç adamı mahkemeye vererek, kanun çerçevesinde bu adamlar cezalarını buldularsa, benim onlara karşı sevgimden ziyade, Türk milletine sevgim daha büyüktür... Bu nedenle Türk milletine onların zararlı vücutlarını feda ettim..." demiştir.

    GÜREŞ
    İtalyanları yenen Milli Güreş Takımımız, Florya’daki Cumhurbaşkanlığı Köşkünde büyük Atatürk tarafından davet ve kabul olunup, yemeğe alıkonulmuştu. Atatürk İtalyanlar karşısında, parlak bir sonuç almış olan güreşçilerimizi teker teker kutlamış, bu arada özel bir sevgi duyduğu, sevimli ağır sıklet şampiyonumuz Çoban Mehmet’e takılmaktan da kendini alamamıştı:

    “-Sen, herkesi kolayca yeniyorsun Mehmet” demiş, sonra ilave etmişti:

    “-Seninle güreş tutsak, beni de yenebilir misin?”

    Koca Çoban, çocuksu bir mahcubiyet içinde, başını öne eğerek:

    “-Sizi bütün cihan yenemedi Paşam, ben nasıl yenebilirim?” demişti.

    Büyük Atatürk Çoban Mehmet’in bu cevabı karşısında pek duygulanmış ve aslan yapılı ağır sıklet şampiyonumuzu alnından öpmüştü.
    27 Kasım 2008
    #70
  11. İNANMAYANLAR DA HAKLIYDILAR

    M
    ustafa Kemal realist bir liderdi. Lekelemelerin politika kadrosunu nasıl daraltacağını ve kendisini bir avuç partizan takımı elinde bırakacağını düşünerek, açıkça bir suç işlemiş olanlar dışında yalnız kişisel değerlere saygı gösterdi. Sicil yoklamalarına rağbet etmedi. Bir gün yanındakilere dönerek:
    - Kuva-yı Milliye'ye inanmayanlar da inananlar kadar haklı idiler, der.
    30 Kasım 2008
    #71
  12. :agla2:duygulandım guzel olmuş
    30 Kasım 2008
    #72
  13. paylaşım için saol emegine saglık.
    11 Aralık 2008
    #73
  14. saolçok guzl gercektnecok işime yaradı thanks
    15 Aralık 2008
    #74
  15. ok tşk
    tamam girmeye çalışırım
    25 Şubat 2009
    #75
  16. ellerine kollarına sağlık + rep
    27 Şubat 2009
    #76
  17. [sıze=5]süper harika daha ne diyeyim ben 8 tane anı aldım hepsi çok güzel daha iyisini bekliyoruz[/sıze]
    3 Mart 2009
    #77
  18. teşekkürler paylaşım içni ..... :)
    3 Mart 2009
    #78
  19. biraz uzun olmuş tşk
    4 Mart 2009
    #79
  20. çok teşekürler türkçe perfrmans ödevim için çok işime yaradı :)
    19 Mart 2009
    #80
soru sor

Atatürkün Anıları