Nasıl zihin okuyabilirim? zihin okuma yöntemleri nelerdir?

İsimli konu WH 'Soru Cevap' kategorisinde, sıkıntılı16 üyesi tarafından 4 Mart 2012 tarihinde yazılmıştır. Nasıl zihin okuyabilirim? zihin okuma yöntemleri nelerdir? hakkında bilgi ve tartışmalar.

  1. Nasıl zihin okuyabilirim? zihin okuma yöntemleri nelerdir?




    merhaba ben 16 yasındayım ve ınsanları anlamakta oldukça guçluk cekıyorum bundan dolayıda yani yanlış arkadaş secımımden dolayı sürekli olarak arkadaslarımdan darbeler alıyorum ve bu darbeler bana cok zarar veriyor bu yuzden zihin okumayı hızlı bır sekılde ogrenmek ıstıyorum. yardımcı olur musunuz ?
    4 Mart 2012
    #1
  2. Nasıl zihin okuyabilirim? zihin okuma yöntemleri nelerdir? Cevapları

  3. Düşünce Okuma Nedir - Düşünce Okuma Nasıl Yapılır - Düşünce Okuma Teknikleri - Düşünce Okuma Yöntemleri






    Düşünce okuma,telepatik yeteneği olduğunu iddia eden kişilerin kişilerin, başkasının zihnindeki düşünce ve fikirleri, o kimsenin “vericilik” çabası göstermemesine karşın anlayabildiğini söylemesine verilen addır.
    Bu fenomen, bir başka deyişle, vericinin hiçbir katkısı olmaksızın, alıcı tarafından gerçekleştirilen çabayla oluşan düşünce aktarımı olarak da tanımlanabilir.Metapsişikçiler, kimi medyumların, manyetik süjelerin, mistiklerin ve mürşitlerin (inisiyatör) karşısındakine, kendisine soracağı soruyu henüz sözle sormadan yanıtlamalarını düşünce okuma olayı olarak açıklarlar.

    Düşünce Okumak..
    Sizce düşünce okunabilir mi ?



    Düşünceyi okumak için seferber olan bilim, deneylerde başarılı. ABD`li ve Britanyalı uzmanlar bir cihaz yardımıyla, kişilerin gördüklerini ya da dinlediklerini anlayabiliyor. Britanya University College London ve ABD California Üniversitesi`nden araştırmacılar, beyin tarama sonuçlarına bakarak kişilerin gördükleri ya da dinlediklerini belirleyebildikleri iddiasında. Britanya`da yapılan araştırmada deneklere aynı anda iki farklı görüntü gösterildi. Biri kırmızı, diğeri mavi çizgilerden oluşan resimlerden biri sağ, biri sol gözün önüne yerleştirilerek beyin aktiviteleri gözlendi. Her bir gözün sadece önündeki resmi görmesini sağlayan gözlükler verilen deneklerin beyinlerinin iki resim arasında gidip geldiği, bazen bir resmi bazen diğerini gördüğü belirtildi. Bu arada `fMRI` adlı yöntemle beyin taraması yapan uzmanlar kırmızı ya da mavi resme odaklanırken beynin farklı bölümlerinin çalıştığını gördü. Bu yöntem sayesinde kişinin hangi resme baktığı anlaşıldı. ABD`de yürütülen çalışmada ise aynı teori daha gündelik bir örnek üzerinde uygulandı. Uzmanlar deneklerin başına elektrodlar yerleştirerek iki deneğe `İyi, Kötü, Çirkin` filmini izletti. Bu sırada beynin ses korteksindeki aktivite incelendi. Ekibin başkanı Prof. Itzhak Fried, "Bu yöntemle hangi sahnenin izlendiğini ve hangi sesin duyulduğunu tespit edebildik" dedi. Uzmanlar araştırmanın bir cihaz yardımıyla `beynin okunabileceği` tezini doğruladığını söyledi.



    Düşünce Okumak

    Evet,bugün biraz acelem var.O yüzden okumakla ilgili bir kaç alıştırma vereceğim.Kesinlikle anneniz ya da varsa sevgiliniz düşünceleri okumak daha kolaydır. O yüzden hemen yabancı birinin düşüncelerini okuyamazken annenizinkini okumanın ihtimali daha yüksektir.

    Nasıl okuyacaksınız?
    Annenizin karşısına geçip okuma diye birşey yok.Telepati aranıza bir engel girmediği takdirde (duvar vs..) rahatlıkla yapılabilir. Zaman sınırı da olmadığına göre akşama kadar deneyebilirsiniz.

    Annenizi bir kaç metre uzağına gidip artık nasıl iyi odaklana biliyorsanız o şekil de gözleriniz kapalı yahut açık annenizin düşüncelerine yoğunlaşın.

    Peki okuduğunuz şeyi nasıl anlayacaksınız?

    Diğer metinlerde de dikkkate getirdiğim gibi ''kitap okuma'' gibi değildir. Artık kimin düşüncesini okuyorsanız eğer o kişi tuvalate gitmeyi düşünüyorsa siz de de şöyle bir düşünce beliriverecektir. ''Tuvalete gitsem iyi olur.'' bu tarz düşünce oluşacaktır.Ama karşınız da ki kişi ben tuvalete gidyorum dediği an telepatiyi bilmeyen biri aynısı bende düşünüyodum diyecektir.Ama siz biliyorsunuz.Ve bu bir düşünce okuma.

    Düşünce okuma teknikleri;

    Peki karşısına geçip nasıl okuyacaksınız sadece okuyomuş gibi mi hayal edicekseniz tabi bu da olabilir ama daha güçlü teknikler var.

    Mesala ''imgeleme'' bir diğer adıyla ''hayal kurma'' karşınızdaki kişiden size doğru kelimelerin aktığını yada onun düşüncelerini okuduğunu yada onun beyniyle sizinki arasına bir bağ oluştuğunu böylece zihnini okuyabileceğini hayal edebilirsiniz.



    alınt



    Herhangi bir durumda ve her türlü şartlarda, birinin ne düşündüğünü ve neler hissettiğini çabucak ve kolayca bulmayı öğrenin

    · Bu kişi bir şey gizliyor mu?

    · Hoşlanıyor mu, hoşlanmıyor mu?

    · Gerçekten kendine güveniyor mu, yoksa güveniyormuş gibimi yapıyor?

    · Gerçekte işler nasıl?

    · İlgileniyor mu, yoksa zamanınızı boşa mı harcıyor?

    · Gerçekte kimin tarafında?

    · Karşınızdaki kişi ne kadar mantıklı, tutarlı ve aklı başında

    Karşınızdaki kişinin el altından bir şeyler yürüttüğü konusunda bir şüpheniz olduğunda, üç temel seçeneğiniz vardır; kişiyle yüzleşirsiniz, duruma aldırmamayı tercih edersiniz veya daha fazla bilg toplamayı tercih edersiniz

    Kişiyle yüzleşirseniz, onu sadece savunmacı davranmaya zorlamakla kalmazsınız, aynı zamanda eğer yanılmışsanız paranoyak veya kıskanç gibi görünebilir ve ilişkinize zarar verirsiniz.

    Duruma aldırmamak zor olabilir ve muhtemelen size zarar verir

    Son olarak, kendi başınıza daha fazla bilgi toplamak çok fazla zaman kaybettirir ve ortalıkta gizlice dolaşırken yakalanırsanız, aleyhinize olabilir.

    Dürüstçe olmayan bir şeyler döndüğünü hissettiğinizde, ergenlik çağındaki çocuğunuz uyuşturucu kullanması, çalışanlarınızdan birinin hırsızlık yapması ve arkadaşınızın sadakatsizlik etmesi gibi. Kişinin neyin peşinde olduğunu veya neler düşündüğünü anlamak için aşağıdaki tekniklerden birini kullanabilirsiniz.

    1.TEKNİK : ZİHİN OKUMA

    Bu teknik birinin bir şeyi olup olmadığını dakikalar içinde anlamanızı garantiler. Genellikle halk arasında mürekkep lekesi adıyla bilinen Rorschach testi gibi çalışır. Testin ardında yatan teori , kişinin şekillere yaptığı yorumun bilinçaltı tutumları ve düşüncelerini ortaya koyduğudur.

    Bizim tekniğimizde de aynı teoriyi kullanıyoruz ama tamamen farklı bir şekilde ele alıyoruz: Sözel olarak karşınızdaki kişiye her konuda suçlamayan ama konuyu açığa çıkaran sorular sorabilirsiniz. Sonra, sadece tepkisini ölçerek, kişinin saklayacak bir şeyi olup olmadığını anlayabilirsiniz.

    Bunu yaparak , duyarlı bir konuyu açabilir ve kişinin o konuda rahat mı olduğunu, yoksa endişe mi duyduğunu, hiçbir şekilde suçlamadan anlayabilirsiniz. Bir örneğe bakalım

    ENSTANTANE

    Bir satış müdürü, pazarlama elemanlarından birinin ofis malzemelerini çaldığını düşünüyor. “Şirket malzemelerinden çalıyor musun?” diye sormak, elemanı hemen savunmacı konumuna geçirecek, gerçeği öğrenmeyi neredeyse imkansız hale getirecektir. Suçlu değilse, elbette ki müdüre çalmadığını söyleyecektir. Suçluysa, muhtemelen yalan söyleyecek ve malzemelerden aşırmadığını söyleyecektir. Bunun yerine müdür tehdit edici olmayan bir şey söyleyebilir. Örneğin “ Borahan, bana bir konuda yardımcı olabilir misin? Satış bölümünde birinin kişisel kullanım için ofis malzemelerinden alıp evine götürdüğünü tespit ettim. Bunu nasıl durdurabileceğimiz konusunda bir fikrin var mı ?” Şimdi yapacağı tek şey, elemanının tepkisini izlemektir.

    Eğer eleman sorular sorar ve konuyla ilgilenirse , mantıklı bir şekilde, müdür onun çalmadığını düşünebilir ama eğer eleman huzursuz olur ve konuyu değiştirmeye çalışırsa, muhtemelen suçludur.

    Müdür elemanının davranış ve tutumundaki değişimi hemen gözleyebilir.

    Eğer masumsa, muhtemelen tavsiyede bulunacak ve fikri sorulduğu için memnun olacaktır. Suçluysa belirgin bir şekilde huzursuz olacak ve muhtemelen çalmak gibi bir şeyi asla yapamayacağına garanti verecektir. Kendisini suçlu hissetmiyorsa, elbette ki kendisini resme sokması için bir neden yoktur.

    ENSTANTANE

    Bir hastane yöneticisi, doktorun görev başında içki içtiğinden şüpheleniyor. Şöyle diyebilir: “DR. Borahan, bir konuda fikrinizi almak istiyorum. Başka bir hastanede çalışan bir meslektaşım doktorlarından biriyle ilgili bir sorunu var. Görev başında içki içtiğini düşünüyor. Bu doktora nasıl yaklaşması gerektiği konusunda öneriniz olabilirmi?”

    Yine, eğer doktor bu davranışla ilgili suçluysa, muhtemelen çok huzursuz olacaktır. Görev başında içki içmiyorsa, tavsiye istediğiniz için memnun olacak, hevesli ve mutlu bir şekilde sunacaktır.

    2. TEKNİK : DR. BORAHAN’ı Anons Etmek

    Birinin belli bir kişiyi tanıdığını veya belli bir şeyi bildiğini düşünüyorsanız, gerçeği bulmanıza yardımcı olacak bu tekniği kullanabilirsiniz.teknik psikolojik bir prensiple işler: bir kişi, daha önce tanımadığı veya bilmediği konulara eşit ölçüde çekim duyar. Örneğin, Ahmet , Mehmet ve Borahan’ı hiç duymadıysa onlara karşı ilgisi eşit olacaktır. Buna karşılık, kendini en yakın hissettiği konuya doğal olarak ilgi gösterecektir. Borahan’ı tanıyor ama diğer ikisini tanımıyorsa, Borahan’ın adı geçtiğinde daha fazla ilgi gösterecektir.

    Bu teknik kişiye aynı derecede seçenekler sunar. Eğer ilgili bir konuya diğerlerinden daha çok kayıyorsa, muhtemelen size açıklamadığı belli bir bilgiye sahip demektir. Bu teknik nasıl işler?

    ENSTANTANE

    Bir personel müdürü, Borahan’ın şirketten ayrılmayı ve müşteri listesini de beraberinde götürmeyi planladığından şüpheleniyor. Borahan’ın rakip şirketin sahibi olan “Mujaahed” ile buluştuğunu düşünüyor.

    Dolayısıyla müdür Borahan’ı bir masaya oturtuyor ve önüne “Mujaahed” , “Ahmet” ve “Mehmet” etiketli üç dosya koyuyor. Eğer Borahan daha önce Mujaahed ile buluştuysa veya onunla görüşmeyi düşünüyorsa, bakışları ilk başta Mujaahed yazılı dosya üzerine diğerlerinden daha fazla yoğunluk göstermesine neden olacaktır. Daha sonra dikkatini dosyadan uzaklaştırmaya çalışabilir.

    Bu tekniği uygulamanın diğer yolu, sadece konu hakkında konuşmak ve odağını dinlemektir. Öncelikle bütün gerçekleri ikinizin de bildiği gibi açıklayın. Daha sonra , birini değiştirin. Eğer dikkati değişen gerçeğe kayarsa, durumun kendisinin farkında olduğunu kolayca anlayabilirsiniz.

    Örneğin, diyelim ki bir komiser bir soygunla ilgili olarak şüpheliyi sorguya çekiyor. Raporu okuyor, şüpheliye olanları tam haliyle anlatıyor ama suçla ilgili önemli kilit noktalarında birini değiştiriyor. Eğer şüpheli suçluysa, dikkati direk olarak o kilit noktaya kayacak, duyduğu şey onu şaşırtacaktır. Sizi doğru duyduğundan emin olmak isteyecek ve dahası, “tutarsızlığı” neden suçu işlemiş olmayacağına dair kanıt olarak kullanacaktır. Ama bu gerçeğe odaklanması gerektiğini bilmesi, suçu gerçekten işlemiş olduğunu gösterecektir.Eğer masumsa, olayın detaylarını hiçbir şekilde bilemeyeceği için, onları “doğru” veya “yanlış” şeklinde ayıramayacaktır. Bu diyaloğun nasıl olacağına bir bakalım:

    ENSTANTANE

    Komiser şüpheliye “gerçekleri” bildiği haliyle okur. “Şüpheli kasiyeri vurdu, Ankara plakalı yeşil bir sedanla kaçtı (YANLIŞ BİR DETAY EKLER), başka bir arabaya çarptı, indi, bir çitin üzerinden atladı ve uzaklaştı.

    Eğer şüpheli suçluysa, tutarsız detayı sorgulayacaktır. “Başka bir arabaya mı çarptı? Benim arabamın üzerinde tek bir çizik bile yok. Benim arabam olamaz!” bu sunduğu masumiyet “kanıtı”, aslında yanlış detayı kullanmakta ve böylelikle bütün hikayeyi bildiğini ortaya koymaktadır.

    1.TEKNİK: Hayalet İmaj

    Bir bloknota herhangi bir şey yazdıktan sonra kağıdı yırtıp aldığınızda ne olduğuna hiç dikkat ettiniz mi? Genellikle mesaj alttaki kağıtta okunur bir şekilde kalır. Kalem ucunun baskısı, siz üstteki kağıdı aldıktan sonra bile mesajın kalmasına neden olur. Bu olay, tekniğimiz için bir metafor olarak kullanılabilir. Çünkü bütün deneyimlerimiz, etrafımızdaki şeyler üzerinde bir iz bırakır ve şartlı tepkiye neden olabilir. Açıklayalım:

    Rus bilim adamı Pavlov’un öğrenilmiş şartlanma tekniği vardır. Kısacası, o odaya girdiği anda, üzerinde çalıştığı köpeklerin ağızları sulanıyordu. Köpekler, Pavlov’un görünmesinin yakında beslenecekleri anlamına geldiğini öğrenmiş, ortalıkta yiyecek görmeseler bile Pavlov’u yiyecekle bağdaştırmışlardı. Bu örnek, şartlanmış refleks olarak adlandırılır ve kendi hayatımızda da birçok örneği görebiliriz.

    Örneğin, biçilmiş çimen kokusu, size çocukluk anılarınızı getirebilir; belli bir ismi olan biriyle tanıştığınız her seferinde, hemen o kişiye karşı sevimsiz duygular hissedebilirsiniz, çünkü geçmişte bu isimde biriyle kötü bir deneyim yaşamışsınızdır. Anılar bağlantılıdır. Onlar sayesinde, belli tetikleyicilerle (bir görüntü, ses, isim veya tat gibi) belli duygular veya ruh halleriarasında bağlantılar kurabilirsiniz.

    ENSTANTANE

    Bir kişi sunumunuzu dinliyor. İkinizde mavi sandalyelerde oturuyorsunuz. Sonrasında, onu yuvarlak masalı ve dört sandalyeli bir odaya götürüyorsunuz; sandalyelerden ikisi mavi ikisi gri. Eğer konuşmayla ilgili olumlu bir izlenimi varsa, istatistiki olarak, muhtemelen mavi sandalyeyi tercih edecektir. (Ben bunu bizim şirkette yapıyordum , önerilir gayet başarılı bir teknik J)

    Kişi söz konusu durumda sunuma “ilgi duyduğu” her seferinde, izleniminin olumlu olduğunu varsayıyoruz. Buna karşılık kişi daha önceki sinirsel tetiklemeden rahatsız olmuşsa, muhtemelen olumsuz izlenimi olacaktır.

    Diğer tekniğe geçmeden bu konuyla ilgili bir işaret olayına da değinmek istiyorum sevgili CW’lili kardeşlerim.

    BİLİNÇALTI SIZINTILARI

    Zamir kullanımı, başka birinin gerçek düşüncelerini ve duygularını anlamak konusunda önemli görüşler sunabilir.”İfade İçerik Analizi” , “ben” ve “biz” gibi ifadelerin kullanımını inceleyen bir sistemdir. Örneğin, taciz, cinsel saldırı ve diğer türde şiddet içeren suçların kurbanları, saldırganı ve kendilerini “biz” olarak tanımlamaları pek mümkün değildir.

    Bunun yerine, suçla ilgili detayları anlatırken, kurban genellikle kendinden söz ederken “ben” ve saldırgandan söz ederken “o” zamirlerini kullanır. “Biz” kişisel zamirinin kullanılması, suç olaylarında görülmeyecek bir psikolojik yakınlığa işaret eder. (buna uygun çok güzel bir örnek verebilirdim ama cw de bağzı arkadaşların gereksiz tepkilerine maruz kalmak istemediğimden bu örneği geçiyorum). Neyse devam edelim;

    Bu psikolojinin çok çeşitli uygulamaları mevcuttur. Örneğin, bir kişi kendine güvendiğinde ve söylediği şeye inandığında, muhtemelen “ben” ve “biz” zamirlerini kullanacaktır. Kendimizi daha az güçlü hissettiğimizde, farkında olmadan vurgularımızdan uzaklaştırmaya ve kelimelerimizi sahiplenmemeye çalışırız.

    ENSTANTANE

    Patronunuza yeni fikrinizle ilgili ne düşündüğünü soruyorsanız ve size “Hoşuma gitti” diyorsa, samimiyetine inanabilirsiniz. Ama “Güzel” veya “İyi iş çıkarmışsın” gibi ifadeler kullanarak kendini dışarıda bırakıyorsa, cümleyi sahiplenmiyor ve söylediği şeye inanmıyor demektir.

    Bütün işaretlerin durum bağlamında incelenmesi gerektiğini unutmamalısınız; ayrı ayrı sinyallere dayanarak kesin çıkarımlarda bulunmaktan da kaçınmalısınız. Yani bu soruyu adama çok sıkışık bir zamanda sorarsanız ve adam o an için yoğunda size olumsuz bir cümle söyleyebilir. Ama bu onun sizin fikrinizi beğenmediğinden değil o an için uygun olmadığından kaynaklanabilir.

    2.TEKNİK: Bütün Dünya Bir Yansımadır

    Sık sık, kişinin dünyayı kendisi gibi gördüğü söylenir. Dünyayı yozlaşmış bir yer olarak görüyorsa, bir seviyede, muhtemelen bilinçaltı seviyesinde olsa da, kendisinin de yozlaşmış olduğunu hissediyordur. Eğer etrafında dürüst çalışan insanlar görüyorsa, muhtemelen kendini de öyle görüyordur. Atalarımızın dediği gibi, “Kendin nasılsan, karşındakini de öyle görürsün” . Eğer durup dururken biri sizin bir şey çevirdiğinizi söylüyorsa yada düşünüyorsa, kendinize şunu sorun : “ Neden bu kadar paranoyakça davranıyor ki “. Eğer amaçlarınız veya hareketlerinizle ilgili sürekli sorgulanıyorsanız, suçlamalar zihninizde alarm zillerini harekete geçirmelidir. J

    Kız arkadaşını kendisini aldatmakla suçlarken sonunda yönelttiği tüm suçlamaları kendisinin yaptığı anlaşılan birine hiç rastlamadınız mı? Bu yöntemsellik , şu şekilde uygulanır.

    Eğer karşınızdaki kişiye dürüst olup olmadığını sorarsanız, yalan söyleyebilir ve “evet” diyebilir. Ama çoğu insanın dürüst olduğunu düşünüp düşünmediğini sorarsanız, tanımladığınız özelliği kendisine mal etmeden dürüst fikrini açıkça belirtecektir.

    Yani ruhuna açılan bir pencere mi bu ? Pek Sayılmaz.

    Şeffaflık elbette ki önemlidir; gerçekte ne sorduğunuzu bilmemesini istersiniz. Dolayısıyla, karşımızdaki kişinin gerçek duygularını şüphe uyandırmadan öğrenmek için geçici özellikler kullanmamız gerekir. Matematikte, geçici özellik şöyle ifade edilir: Eğer a=b ve b=c ise o zaman a=c, yani Mujaahed = mub@rek ve mub@rek=CWDoktoray ise o zaman Mujaahed=CWDoktoray

    ENSTANTANE

    Bir savunma avukatısınız , savcının yada hakimin ölüm cezasına karşı olup olmadığını öğrenmek istiyorsunuz. Doğrudan soramıyorsanız veya doğru cevap alamayacağınızdan endişeleniyorsanız, ilgili bir gerçekten yararlanırsınız. İstatistiki olarak konuşmak gerekirse, ölüm cezasını savunan biri, silah taşıma kontrolüne karşı çıkar. Şimdi yapacağınız şey, hakime yada savcıya silah taşıma kontrolüne karşı olup olmadığını sormaktır. Sorunun hala fazla şeffaf olduğuna inanıyorsanız, şöyle bir soruyla devam edebilirsiniz. “Sizce silah üreticileri, ürünlerinin yanlış kullanılmasından veya taciz edilmesinden sorumlu tutulmalımıdır ?” Buna uygun olarak, silah taşıma kontrolünü savunan bir kişinin, silah taşıma kontrolüne karşı çıkan birine oranla, silah üreticilerinin daha fazla sorumlu tutacağını varsaymaktadır.

    Doğal olarak, doğru korelasyonları saptamak çok önemlidir. Hızlı ve kökünden bir formül yok; her zaman işe yaramayabilir ama avantajı size doğru kaydırır. Bazı korelasyonlar, istatistik odaklıdır ama bazıları sadece sağduyudur.

    3.TEKNİK: Dil Dersleri

    Dil, algılama biçimimizi ve bunun sonucu olarak, duyduğunuz şeyi güçlü şekilde etkiler. İyi pazarlamacılar, bir müşteriye “Sözleşme İmzalamak” yerine “ Prosedürleri tamamlamak yada Kağıt işlerini tamamlama”yı önermeleri gerektiğini bilirler. Karşınızdaki kişi sizi daha fazla rahatsız edecek veya saldırgan görünebilecek bir ifade yerine yumuşatıcı bir eş anlamlı ifade kullandığında dikkatli olun.

    Örneğin, ordu, kelimelerin tutum ve davranış üzerindeki etkilerinin farkındadır. İfadeler aynı anlama gelse bile, insanlar “savaş” kelimesi yerine “askeri operasyon” ifadesini duymayı tercih ederler.

    Günlük hayatta da aynı şeyi yaparız. Tuvalet yerine banyo, lavabo vs. deriz. Gerçekten de , sigorta şirketimize “kazadan” değil “vuruktan” söz ederiz. Bir çalışana “yol vermek yada izin vermek” onu “kovmaktan” daha yumuşak bir ifadedir.

    Buradaki uygulama nedir? Bazen bilinçaltında olsa da, kişinin kullandığı dil, haberden hoşlanıp hoşlanmayacağınızla , kabul edip etmeyeceğinizle veya inanıp inanmayacağınızla ilgilendiğini gösterir.

    ENSTANTANE

    Borahan’ın teklifini gözden geçirdikten sonra, amiri şöyle der : “Fikrin çok ilginç,” “düşündürücü,” veya “güzel hazırlanmış”. Hiçbir ek soruya gerek duymadan, Borahan teklifinin beğenilmediğini anlayabilir.

    Elbette ki diğer birçok değişken arasında, kişinin iletişim tarzı da dikkate alınmalıdır. Ama diğer bilgiler olmadığında, bu bölümdeki bir iki teknikte birlikte kullanılarak, durumla ilgili çok daha derin bir görüşe sahip olabilirsiniz. Genellikle saptırmak için bir nedeni olmadıkça, kişi doğrudan görüşünü açıklar.

    4.TEKNİK: Olumlu İmleçler

    Yeni bir bilişim firmasıyla iki görüşme yaptıktan sonra, Borahan firmanın kendisiyle ne kadar ilgilendiğini öğrenmek istiyor. Burada şöyle diyebilir: “Bilişim hizmetlerinin bir rekabet ve para değil, bir tutku olarak olarak gören bir firma için çalışmak konusunda gerçekten heyecanlanıyorum.” Şimdi Borahan tepkiyi ölçecektir.

    Eğer karşısındaki kişi şirketin bilişim teknolojisiyle ilgili detaylar açıklar ve kendi kişisel bilgilerini de vurgularsa, firmanın Borahan ile ilgilenme olasılığı oldukça yüksektir. Ama karşısındaki kişi konuyu görmezden gelir veya belli belirsiz bir yorumda bulunursa, muhtemelen kendisiyle ilgilenmiyor demektir. Borahan bu durumda sadece zamanını boşuna harcıyacaktır.

    Bu tekniğin işe yaraması için, imleç öznel olmalı, karşınızdaki kişinin kendisini imleçle bağdaştırmasına veya görmezden gelmesine fırsat tanımalıdır. Yani gidip de bir bilişim firmasında ki bir yetkiliye hukuk konusu açarsanız bir işe yaramaz onunda ilgi alanı olan bir konu açcaksınız.



    alıntı​
    4 Mart 2012
    #2
  4. Gayet güzel bir yazı ama, Bilgilerin %80 doğru.
    suç işlemek içinde bir olanak tanımış oldunuz.
    Yani suçu işleyecek kişi buna hazırlanıp nasıl tepki vermesi gerektiğini anlayabilir.
    Genede Teşekkürler bunu bir yerde tutacağım
    1 Ağustos 2013
    #3
  5. Bana yardım edin...
    25 Mart 2014
    #4
  6. ben zihin nasıl okunur bilmem bana öğretirmisiniz lütfen
    4 Nisan 2014
    #5
  7. arkadaşlar zihin okunmaz insanların duyguları okunur o kadar bu konuyu abartmayalım eger çok da okumak istiyorsanız yukarda yazılanları uygulayın
    5 Temmuz 2014
    #6
  8. mesela yeni parfüm aldın arkadasına koklatmak istedin arkadasın geri cekip ay cok güzel diyiyorsa refret etmistir
    9 Nisan 2015
    #7
  9. Bak bence hiç zihin okumayla uğraşma. Insanlar a kontrollü yaklaş. Mesafeli ol. Işte bu hareketlerine karşı insanlar nasıl tepki veriyor takip et. Seninle samimi olmayı başaran, seni anlayan , seni sorgulamaya kalmayan iyi bir arkadasindir. Bence bir kaç arkadaşın sana darbe atmış ve sende son darbeye dayanamadın ve internette araştırma yaptın. Sonra bu siteye sormaya karar verdin.
    5 Temmuz 2016
    #8
  10. İnsanlar belli şeyleri hatırlamak için gözleriyle belli yerlere bakmak durumundadırlar. Mesela yukarı bakarak ağlayamazsınız, ağlayan, depresyon içinde olan insanlar hep aşağıya doğru bakarlar, çünkü dokunsal ve hissel duyguları hissedebilmek için aşağıya bakmalıyız. Mesela bir çocuk ağladığında yukarı bakmasını sağlarsanız ağlaması kesilecektir, kadınlar da zaten çoğu zaman makyajları akmasında diye duygulu anlarında yukarı bakarak ağlamalarını kontrol edebilirler ya da etmeye çalışırlar. (Sağdaki resimde olduğu gibi)

    Yani kısaca göz erişim ipuçları insanların görsel, işitsel ve dokunsal(hissel) duygularını tespit etmek için kullanılan bir sistem. NLP’de bu teknik, kişiler sorunlarını anlatırken, görsel bir şeye mi, yoksa işitsel, dokunsal bir şeye mi odaklandıklarını tespit etmek için kullanır.

    Size öğreteceğim oyuna gelmeden önce Göz Erişim İpuçlarını hemen öğrenelim.

    Sol Yukarı: Geçmiş ile ilgili bir resim düşünüyor. Mesela kişiye ortaokulunun duvarının boyası ne renkti? diye soru sorarsanız, o geçmişteki görsel bir anıyı hatırlamaya çalışacağı için sol yukarı bakacaktır.
    1 Mart 2017
    #9
  11. biri ile tanışmadan önce arkadaşlarına nasıl davrandığını bak.gerisi sende
    19 Mart 2017
    #10
soru sor

Nasıl zihin okuyabilirim? zihin okuma yöntemleri nelerdir?